Beni severken öldüreceksin bir gün…Aşkının içine saklanmış
o tuhaf nefretle boğazımı sıkıp gideceksin. Beni en çok sen
sevmiş olduğun için üstelik, hiç şüphe çekmeyeceksin.
Bana aşık olabilirsin…ama müttefikim değilsin…Beni
ufalamak
niçin hoşuna gidiyor bilmiyorum. Sözlerinle olmazsa
bakışlarınla eziliyorum.
Aşkının fırtınası hiç durmaz mı?
*
Bir kedi bile okşanırken tırnaklarını saklar. Oysa senin en
büyük takdir cümlelerime batan dikenli sözlerin var.
Sevgiyle aşkın en büyük farkı bu belki de. Sevgi daima yaratır.
Aşk çokça yıkar.
*
Bazen tek tük sözle kapanan telefonlar,sıkıntılı bir iç geçiriş,
erken bir uyku hali…Kavgasız yere içimde çatırdayan artık
neyse
, o gecelerde boğazıma takılıp kalıyor.
Ütü mü sürmek lazım acaba cümle aşklara? Genç yaşta bu kadar
kırışık beni hasta ediyor…
Bugün ak dediğine yarın kara demek, dengeli olmayı sadece
ip cambazlarının hüneri sanarak yaşamak bizimkisi.
*
Bendeki bu lanetli ruh, kendi bedenini asla benimseyemedi.
Durmadan dışarılara taştı. Sancılı ve huzursuz voltalar attı
cennetten cehenneme. Sonunda seçimsizliğinden dünyaya sıkıştı.
Şimdi kalbim kalbine bir yuva, ruhum bedenine bir vücut buldu
diyorken,
aşkınla öldüreceksin beni...
Ölümden kortuğumu sanma.
Bir kez doğdum ama defalarca öldüm şimdiye dek. Korkum ölmekten değil
Korkum ölümün senden gelmesi…Yüreğime sardığımın binbir
köşesinden
çekiştirerek yüreğimi paramparça etmesi…
Aşkımın kırmızısı niye hep kan kokuyor?
DerDi oLaNı DinleriM, DerdiM VarSa DerDe YoL aÇaNı SileR GeçeriM..!